İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.084.348 ▼ %0,15
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Gündem

10 Ekim Katliamı'nın 11'inci yılında Kadıköy'de adalet çağrısı: Unutmadık, unutturmayacağız

10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın 11'inci yılında DİSK, KESK, TMMOB, İTO ve 10 Ekim Barış Derneği'nin çağrısıyla Kadıköy'de bir araya gelen yurttaşlar, yaşamını yitirenlerin fotoğraflarıyla adalet talebini yineledi. Anmada yapılan açıklamada, katliamların toplum üzerindeki baskısına dikkat çekilerek, "Bu hesaplaşma olmadan daha yaşanabilir bir dünya kuramayız"

Haber Merkezi

IŞİD'in 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde düzenlediği ve 104 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın 11'inci yılında yurttaşlar Kadıköy'de bir araya geldi. Katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının taşındığı anmada, "Katillerden hesabı emekçiler soracak" sloganları yükseldi. Ekonomik krize ve yoksulluğa da dikkat çekilerek, yaşananların "katliamlarla baskılanmış toplumun bir sonucu" olduğu savunuldu.

10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın 11'inci yılında İstanbul'da anma düzenlendi. DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, KESK İstanbul Şubeler Platformu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul Tabip Odası ve 10 Ekim Barış Derneği'nin çağrısıyla yurttaşlar Kadıköy Boğa Heykeli önünde bir araya geldi.

Kadıköy İskelesi'nde gerçekleştirilen anmada, katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı, adalet talebi yinelendi.

YARIM KALAN HAYATLARIN FOTOĞRAFLARI TAŞINDI

Anmada taşınan fotoğraflarda, 10 Ekim 2015'te yaşamını yitiren işçilerin, öğretmenlerin ve gençlerin yüzleri vardı.

Onlardan biri, İnşaat İşçileri Sendikası'nın kurucularından Tekin Arslan'dı. İşçilerin ödenmeyen ücretleri ve güvenceli çalışma koşulları için mücadele eden Arslan, barış mitingine İstanbul'dan katılmıştı.

Fotoğrafı taşınan bir diğer isim, aynı sendikada örgütlenme uzmanı olarak çalışan Serdar Ben'di. Dersim Ovacık doğumlu Ben, tekstil atölyelerinden Tuzla tersanelerine kadar farklı işkollarında çalışmış, yaşamını işçilerin örgütlenme mücadelesine adamıştı.

Eğitim Sen üyesi Ata Önder Atabay ise ataması yapılmayan öğretmenlerin mücadelesinde yer almıştı. Katliamda ağır yaralanan Atabay, altı gün sonra yaşamını yitirmişti.

Dövizlerde fotoğrafları bulunan isimler arasında İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisi Mehmet Hayta, 15 yaşındaki kızıyla birlikte barış mitingine katılan Sezen Vurmaz ve 35 yaşında yaşamını yitiren Ramazan Çalışkan da vardı.

"BARIŞ İÇERİSİNDE BİR GELECEK İNŞA ETMEK İÇİN ANKARA'YA GİTMİŞTİK"

10 Ekim 2015'te Ankara'ya barış ve demokrasi talebiyle gidildiği hatırlatılarak, "Bizler hür, özgür, yaşanabilir bir ülke için yola çıkmıştık. Bizler silahların gölgesinde değil, barış içerisinde, huzur içerisinde bir gelecek inşa etmek için Ankara'ya gitmiştik" denildi.

Yaşamını yitirenlerin yarım kalan hayallerine dikkat çekilerek, "Güney bugün yaşasaydı bir mühendis olacaktı. Tekin Hoca'mız yaşasaydı şantiyelerde mücadelesine devam edecekti. Onlarca işçi, emekçi, eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükseltecekti" ifadeleri kullanıldı.

"BU KATLİAMLARLA BASKILANMIŞ TOPLUMUN BİR SONUCU"

Anmada ekonomik kriz, yoksulluk ve emekçilerin yaşadığı geçim sıkıntısı da gündeme getirildi.

Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığına ve emeklilerin maaşlarıyla geçinemediğine dikkat çekilerek, "Asgari ücret Cumhuriyet tarihinde ilk defa açlık sınırının altında belirlendiyse, emekliler bir haftada aldıkları maaşı tüketiyor. Yetmiş, seksen yaşındaki emekliler çalışmak zorunda kalıyorsa, üniversite mezunları evlerine, analarından babalarından harçlık almak zorunda kalıyorsa bu, katliamlarla baskılanmış toplumun bir sonucudur" denildi.

"BU HESAPLAŞMA OLMADAN DAHA YAŞANABİLİR BİR DÜNYA KURAMAYIZ"

Türkiye'de yaşanan hak ihlalleri ve demokratik haklara yönelik müdahaleler de gündeme getirildi. Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması, tutuklanması ve yerlerine kayyum atanmasına tepki gösterilirken, bugün yaşanan sorunların Suruç ve Ankara Gar katliamlarından bağımsız değerlendirilemeyeceği savunuldu.

Katliamın sorumlularından hesap sorulması gerektiği vurgulanarak, emekçilerin, kamu çalışanlarının, işçilerin ve ülkenin ilerici, devrimci, sosyalist kesimlerinin adalet mücadelesini sürdüreceği belirtildi. Bu hesaplaşma gerçekleşmeden daha yaşanabilir bir dünyanın kurulamayacağı ifade edildi.

Anma boyunca "Suruç'u unutmadık", "Ankara'yı unutmadık" ve "Katillerden hesabı emekçiler soracak" sloganları yükseldi.

Katılımcılar, katliamın üzerinden geçen 11 yıla rağmen adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…