İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.079.976 ▲ %0,45
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Aydın Rehber

Aydın'ın Antik Kentleri: Tarihi Bir Rota

Görsel: sailko / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Aydın, Alabanda, Mastaura, Nysa ve Tralleis gibi antik kentleriyle Anadolu'nun en zengin tarihsel miraslarından birini barındırır. Bu rota, bu kentlerin hikayelerini ve kalıntılarını keşfetmenizi sağlar.

Aydın, Ege Bölgesi'nin incisi olarak yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda binlerce yıllık tarihiyle de büyüleyici bir destinasyondur. Verimli Büyük Menderes Ovası ve çevresindeki dağlar, antik çağlardan beri pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış; bu topraklarda kurulan kentler, bugün bile ayakta kalan kalıntılarıyla geçmişin izlerini taşır. Alabanda, Mastaura, Nysa ve Tralleis gibi antik kentler, Aydın'ın tarihsel zenginliğini gözler önüne seren en önemli duraklardır. Bu rota, sizi bu kadim şehirlerin sokaklarında unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak.

Alabanda: At Yarışlarından Doğan Kent

Aydın'ın Çine ilçesine bağlı Doğanyurt köyü sınırlarında yer alan Alabanda, Karadağ'ın iki tepenin yamacına kurulmuş, kuzeyde Çine Ovası'na doğru yayılan bir antik kenttir. Kentin adı, Karia dilinde at anlamına gelen ala ve yarış anlamına gelen banda kelimelerinden türemiştir. Bizanslı tarihçi Stephanos'a göre, Kral Kar'ın oğlu Alabandos'un bir at yarışını kazanmasıyla kente bu ad verilmiştir. Ünlü hatip Çiçero ise kentin adını Kar tanrısı Alabandos'tan aldığını söyler. Alabanda, M.Ö. 3. yüzyılın sonlarında Seleukos Kralı tarafından Khrysor Antiokhia adıyla anılmış ve Zeus Khrysaoeos ile Apollon İsotimos'a adanmıştır.

Tarih boyunca pek çok kez el değiştiren Alabanda, M.Ö. 190'daki Magnesia Savaşı öncesinde Makedonya Kralı V. Philippos tarafından tahrip edilmiştir. M.Ö. 188'deki Apameia Barışı ile Lykia ve Karia ile birlikte Rhodos egemenliğine girmiş, ancak burada pek etkili olamamıştır. M.Ö. 167'deki Mylasa-Rhodos savaşında özgür bir kent gibi davranarak Rhodos'a karşı Mylasa'nın yanında yer almıştır. Romalı tarihçi Livius, M.Ö. 170'te Alabandalıların Roma'ya 23 kg ağırlığında altın bir taç ve çok sayıda hediye gönderdiğini aktarır. Kentin ilk sikkeleri M.Ö. 3. yüzyılda basılmış ve üzerlerinde uçan at (Pegasos) kabartmaları yer almıştır. M.Ö. 70'te Roma'nın Anadolu'ya tamamen egemen olmasıyla Alabanda, Asya eyaletine katılmış ve M.Ö. 48'de bölge başkenti ilan edilerek Miletos, Priene, Tralleis ve Nysa gibi kentler buraya bağlanmıştır.

Mastaura: Kavşak Noktasındaki Lydia Kenti

Nazilli'nin 3 km kuzeyinde, Bozyurt ve Eycelli mahalleleri arasındaki dar bir vadide kurulan Mastaura, Büyük Menderes Vadisi boyunca uzanan doğal bir güzergah üzerinde yer alır. Antik dönemde, batıda Miletos ve Ephesos'tan başlayıp Tralleis ve Nysa üzerinden gelen, doğuda Hierapolis ve Laodikeia'dan devam ederek Anadolu'nun içlerine uzanan Caput Via yolunun önemli kentlerinden biriydi. Ayrıca, güneyden Karia ve kuzeyden Lydia bölgelerinden gelen yolların kesiştiği bir kavşak noktası konumundaydı. Yüksek tepelerle çevrili korunaklı bir vadide kurulan kentin içinden, antik ismi Khrysaoris olan Mastavra Deresi geçmekteydi.

Antik kaynaklarda Mastaura hakkında sınırlı bilgi bulunur. Strabon, Büyük Menderes Nehri boyunca yer alan yerleşimleri sayarken Mastaura'nın da adını verir. Plinius ise, M.S. 1. yüzyılda Mastaura'nın Ephesos Conventusu'na bağlı bir kent olduğunu belirtir. Bizanslı Stephanos, Ethnika adlı eserinde kentin bir Lydia kenti olduğunu ve isminin, Zeus'un annesi tanrıça Rhea'nın yanında gezen perilerden biri olan Ma'dan türediğini söyler. Efsaneye göre Zeus, bebek Dionysos'u Hera'nın lanetinden koruması için bu periye emanet etmiştir. Lydialıların Rhea'yı Ma olarak adlandırdığını ve boğalar kurban ettiklerini aktaran Stephanos, kentin ortasından geçen Khrysaoris akarsuyundan da bahseder.

Nysa: Eğitim ve Kültür Merkezi

Aydın'ın 30 km doğusunda, Sultanhisar ilçesinin 3 km kuzeybatısında yer alan Nysa, antik Karia bölgesinin önemli kentlerindendir. M.Ö. 3. yüzyılın ilk yarısında Seleukos'un oğlu I. Antiokhos Soter tarafından kurulmuştur. Kent, çok dik bir boğazın iki yanına kurulmuş; binalar, sokaklar ve meydanlar tonozlu alt yapılarla desteklenmiştir. Nysa, özellikle Roma İmparatorluk döneminde kültürel alanda önemli bir noktaya ulaşmış ve eğitim alanında ün kazanmıştır. Ünlü coğrafyacı Strabon, eğitimini bu kentte almıştır.

Antik kentteki en dikkat çekici yapılar arasında, iki katlı ve Anadolu'nun Ephesos'taki Celsus Kütüphanesi'nden sonra en iyi korunmuş antikçağ kütüphanesi olan kütüphane, 10.000 kişilik tiyatro, gymnasium ve agora yer alır. Kent, hızlı akan ve derin bir boğaz oluşturan bir nehirle ikiye bölünmüş; üç köprü kentin iki yakasını birbirine bağlamıştır. Batı yakada gymnasium ve stadium, kuzeyde Bizans yapı kalıntısı ve kütüphane, doğuda ise agora, meclis binası ve Roma hamamları bulunur. Agora, 89x105 metrelik boyutlarıyla dört yanı kolonlarla çevrili bir pazaryeridir. Gymnasium ise yaklaşık 165x70 metre ölçülerindedir. Nekropol, kentin yaklaşık 2 km batısındaki Akharaka (Salâvatlı) kutsal yolu üzerinde yer alır.

Tralleis: Sanat ve Mimarlık Mirası

Aydın il merkezinin 1 km kuzeyinde, Kestane Dağları'nın güney yamacındaki plato üzerinde kurulan Tralleis, Argoslular ve Tralleisliler tarafından M.Ö. 13. yüzyılda, Dor göçleri sonrasında inşa edilmiştir. Kentin adı, Luwi kökenli Tralla sözcüğüne Helen dilinde ...lılar halkı anlamına gelen -eis takısının eklenmesiyle türetilmiştir ve Tralla halkı anlamına gelir. M.Ö. 334'te Büyük İskender tarafından alınan kent, daha sonra Seleukoslar imparatorluğuna bağlanmış ve I. Antiokhos tarafından yeniden kurularak Seleukeia adını almıştır. M.Ö. 188'deki Apameia Barışı'ndan sonra Roma denetimine giren Tralleis, M.Ö. 133'ten itibaren resmen Roma İmparatorluğu'na bağlanmıştır.

Tralleis, antik çağda ürettiği deriler ve kırmızı renkli çanak çömlek ile ünlüydü. Kent, dünyaca ünlü iki büyük yontu ustası Apollonios ve Tauriskos'u ve Ayasofya'nın mimarlarından Anthemios'u yetiştirmiştir. Heykel sanatının başyapıtları arasında sayılan Farnese Boğazı ve Genç Atlet heykelleri de bu kentte yapılmıştır. Bugün Tralleis'te ayakta kalan tek yapı, Üç Gözler olarak adlandırılan ve 2. yüzyılda inşa edilen gymnasium kalıntısıdır. Roma dönemine ait hamam, tiyatro, agora ve stadium ise kentin diğer yapıları arasındadır. Devam eden kazılarla kentin toprak altında kalmış bölümleri gün yüzüne çıkarılmaktadır.

Tarihi Bir Rotanın İzinde

Aydın'ın bu dört antik kenti, birbirinden farklı hikayeleri ve mimari özellikleriyle ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunar. Alabanda'nın at yarışlarıyla kuruluş efsanesi, Mastaura'nın kavşak noktasındaki stratejik konumu, Nysa'nın eğitim alanındaki ünü ve Tralleis'in sanat dünyasına kattıkları, bu rotayı tarih meraklıları için vazgeçilmez kılar. Her bir kent, kendi döneminin yaşam tarzını, inançlarını ve sanatsal anlayışını yansıtan kalıntılarıyla geçmişe açılan bir kapıdır. Bu rotayı gezmek, yalnızca taşları görmek değil, aynı zamanda binlerce yıl öncesinin hikayelerini hissetmek demektir. Aydın'ın verimli topraklarında saklı bu antik hazineler, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya devam ediyor.

Kaynak: aydin.ktb.gov.tr, aydin.ktb.gov.tr, aydin.ktb.gov.tr, aydin.ktb.gov.tr
Görsel: sailko, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…