İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.089.907 ▲ %0,50
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Dünya

Sachsen-Anhalt AfD'ye teslim oldu

Ali Şahverdi-Nürnberg 

Sachsen-Anhalt'ta 6 Eylül seçimlerinde % 43,8 oy alarak birinci çıkan Almanya için Alternatif (AfD) ile Sosyal Adalet ve Ekonomik Sağduyu İttifakı (BSW) arasında hükümet kurma görüşmeleri sürerken, eyalet parlamento başkanlığını ve başkan yardımcılığını oyçokluğu ile kazandı. 

Toplam 83 sandalyeye sahip olan parlementoda 39 sandalyeli AfD'nin oylamada diğer partilerin oylarına ihtiyacı vardı. BSW 5 milletvekili ile "evet" oyu kullanacağını açıklamıştı. Parlamentoda gurubu bulunan die Linke (Sol Parti), Yeşiller ve SPD (her birinin 8 sandalyesi var) "hayır" oyu vereceklerini, CDU ise 15 milletvekiline çekimser oy vermelerini önermişti. Fakat meclis başkanlığına aday olan 35 yaşındaki AfD'li Tobias Rausch toplamda 48 evet oyu alarak seçildi. Gizli oylama yapıldığı için kanıtlamak zor, fakat sonuçlara bakılırsa dört evet oyunun CDU'dan geldiği tahmin ediliyor. 

BAŞBAKANLIĞIN PROVASI

Parlamento başkan yardımcılığına AfD'li Hans-Thomas Tillschneider ve CDU'lu Karsten Borchert seçildi. Üçüncü başkan yardımcılığına aday olan SPD'li Armin Willingmann gerekli çoğunluğu alamayınca koltuk şu anda boş kaldı. SPD adayının yeterli çoğunluğu alamamış olması ve AfD adayına verilen oyların CDU dan gitme ihtimali, SPD Eş Başkanı ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil'in tepkisine yol açtı. Klingbeil bu durumu "Eşi benzeri olmayan bir sorumsuzluk ve tarih bilincinden yoksunluk" olarak niteledi. 

Bu oylama aralık ayında AfD'nin Sachsen-Aanhalt adayı Ulrich Siegmund'un başbakan olmak için yeterli çoğunluğu alması için bir deneme sayılabilir. Sigmund, parlamentoya üzerinde "Solun gözyaşları" yazılı siyah bir kahve bardağı ile girerek oylamada çoğunluğu alma özgüveni gösterisi yaptı. Kendi başbakanlığına da kesin gözü ile bakıyor.   

BERLİN'DE SOLA KUŞATMA

Hükümet partileri CDU ve SPD'nin eylül ayında yapılan üç eyalet seçimlerinde oy kaybına uğramaları, hem partiler içinde hem de hükümet içinde ciddi bir siyasi krize yol açmıştı. 

Sachsen-Anhalt parlamento başkanlığında İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk defa aşırı sağcı bir partinin adayının hükümet ortağı CDU milletvekillerinin desteği ile kazanması, güven sorununu derinleştirdi. 

Berlin seçimlerinde die Linke'nin birinci parti çıkması sonrasında istisnasız bütün partiler Sol Parti'yi itibarsızlaştırma kampanyasına girişti. Die Linke ile kimse koalisyon kurmasın diye ellerinden geleni yaptılar. Die Linke'nin birinci çıkan belediye başkanı adayının isminin "Elif" ve kendisinin "solcu" olması, solcu olmayan herkesin midesine oturdu. 

FEDERAL HÜKÜMET KRİZİ

Berlin'de koalisyon görüşmeleri devam ediyor. Umarız Türkiye kökenli göçmenlerin 65. yılında, Elif Eralp başkentin belediye başkanı olur. 

Federal Hükümet ortağı SPD, Berlin'de die Linke ile koalisyona girerse CDU/CSU ile yola nasıl devam edeceği merak konusu. Bilindiği gibi CSU Genel Başkanı Bavyera Başbakanı Markus Söder, Berlin'de Sol Parti hükümet kurarsa eyalet yardımını durduracağını açıklamıştı. Aynı Söder, Sachsen-Anhalt'ta AfD işbaşına gelirse ne yapacağını söylemedi. 

Federal hükümet ve başbakan Friedrich Merz'e olan güven her gün biraz daha azalıyor. Her an hükümet krizi yaşanabilir. 

AFD'NİN ELİNE GEÇECEK GÜÇ

Mesele oldukça ciddi ve hayatı önem taşıyor. 

Aşırı sağ parti AfD'nin ilk defa bir eyalette meclis başkanlığını alması, muhtemelen BSW'nin ve CDU'lu bazı milletvekillerinin yardımı ile hükümet kurması, eyalet kurumlarına istedikleri gibi kendi kadrolarını yerleştirecekleri anlamına geliyor. İç istihbarat Anayasayı Koruma Örgütü'nden polis teşkilatına, eyalet mahkemesi hâkimleri ve savcıların atanmasına kadar AfD'nin büyük oranda belirleyeceği kadrolardan oluşacak anlamına geliyor. 

Federal hükümet yakın geçmişte gizli servislerin yetkisini genişlemişti. Bu durumda AfD, olan yasal yetkileri eline alacağı kurumlarla kendisinden olmayan herkese karşı kullanabilir. 

Bunların hemen uygulamaya koymayacaklardır. Zamana yayılarak gelecek olan bir faşistleşme yaşanacak. Önce kendilerinin anlatıldığı gibi "korkulacak bir parti olmadıkları" algısını yayacaklar. Merkeze oynayarak CDU ve CSU'yu zayıflatacaklar ve tek başına iktidar olduklarında yapacaklarını yapacaklar. 

ÖNLEMEK HÂLÂ MÜMKÜN

Parlamento içi ve parlamento dışı, hayatın her alanında antifaşist safları sıklaştırarak bunu önlemek mümkün. Elif Eralp ile die Linke'nin Berlin'de halkın sorunlarına çözüm üreten, birlikte başarabileceğimizi gösteren çalışmalarla nasıl umudumuz yeşerdiyse. Elifleri, Heidileri çoğaltarak kapitalizmin krizinden etkilenen yoksul insanları aşırı sağın elinden kurtarabiliriz. En önemlisi halkın taleplerinden taviz vermemek. 

Çünkü biliyoruz ki faşizm, kapitalizmin ürünüdür. 

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…